
Gökçe Aras: Çatı Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (Çatıder) kuruluş öyküsünden ve organizasyon yapısından kısaca bahsedebilir misiniz?
Mehmet Öztürk: Çatıder Temmuz 2002’de kuruldu. Çatı sektöründeki uygulama standartlarını oluşturamak, sektörü ve kullanıcıyı bilinçlendirmek, çatı kaplama malzemeleriyle ilgili bilgileri, yeni teknolojileri, uygulama şekillerini geliştirmek, yurdumuza çatı cephe konusunda ihtisas fuarı kazandırmak, ülke çapında malzeme, işçilik, enerji ve döviz tasarrufu sağlayacak ve çevreyi koruyacak faaliyetlerde bulunmak amacı ile birleşen üyelerden oluşan Çatıder 11 kişilik yönetim kurulu ve genel sekreterlik ile faaliyet göstermekte.
Gökçe Aras: Çatıder’in faaliyetlerinden ve hedeflerinden bahsedebilir misiniz?
MÖ: Çatı konusunda “uygulamalarda standart oluşturmak” adını verdiğimiz bir hedefimiz var. Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız “Çatı Kaplamaları Uygulama Kılavuzu” da bizim hedefimizin gerçekleşmiş bir parçası. Türkiye’de ilk defa yapılan “Çatı Uygulama Detayları” adlı bu kılavuz çok büyük rağbet görüyor. Bu kılavuzun şu ana kadar; sektör profesyonelleri, akademisyenler ve üyelerimize olmak üzere yaklaşık 1.000 adeti dağıtıldı. Üyelerimiz bu kılavuzdan ayrıca satın alarak kendi bayilerine dağıttılar.
Yaklaşık 3 senelik çalışmanın sonunda bu kitabı yazdık. Bu sürecin bu kadar uzun olmasının sebebi, "Çatı Kaplama Malzemeleri Uygulama Detayları Kılavuzu" nun sektör uzmanlarından oluşan ekibin kendi mesailerinden artan zaman içinde dikkatli çalışmaları ve kitabın tüm sektörün onayını alacak titizlikte hazırlanması. Kitap, sektörün bütün bileşenleri tarafından hazırlandı. Sektörün farklı kaplama gruplarından beslenip onların onaylarını da alarak bu kılavuzu yayına hazır hale getirdik. Hem sektördeki yöneticilerin hem de akademisyenlerin onayını almış bir kitap olması nedeniyle de çok başarılı bir yayın oldu.
Bundan sonraki hedefimiz söz konusu kitabı tüm çatı kaplama detaylarını da içerecek şekilde daha da geliştirip bir atlas haline getirebilmek.
Diğer bir hedefimiz ise sektörü ve kullanıcıyı bilinçlendirmek. Avrupa Birliği kapsamında aldığımız bir fon ile 2005 senesi içinde çatı ustası eğitimleri verdik. 452 adet çatı ustası ve çatı çırağını İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bize sağladığı mekanda yetiştirdik. Kendilerine katılım belgesi verdik. Burada eğitim alanları bir veri tabanına kaydettik. Sınavda derece alanları (yaklaşık 70 kişi) sektörde işe yerleştirdik.
Bunun dışında zaman zaman İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ndeki öğrencilere çeşitli çatı kaplama malzemelerinin uygulamalı eğitimlerini veriyoruz. Ayrıca Mimarlar Odası’nın SMGM programı kapsamında eğitim veren kuruluşlardan bir tanesiyiz. Bugüne kadar 12 ilde 13 Mimarlar Odası’nda mimarlara çatı sistemleri konusunda eğitim verdik. Bu seminerlere 330 civarında mimar katılım gösterdi. 2008 senesi içinde de bu eğitimlerimiz devam edecek. Aynı zamanda CNR ile ortak 4 senedir yaptığımız ve bu sene de beşincisini yapacağımız Çatı – Cephe Fuarı var.
Diğer fuarlarda uygulamalar standlarda yapılır. Biz diğer fuarlardan farklı olarak Çatı – Cephe Fuarı’nda standta uygulama yaptırmıyoruz. Çünkü standlarda çok küçük gösteriler yapılıyor. Biz bu uygulamalar için fuarda “uygulama kasabası” adında bir yer ayırıyoruz. Uygulama kasabasında çatı maketlerimiz var. İsteyen katılımcı oraya gelip kendi ürünüyle ilgili uygulama gösterebiliyor. “Uygulama kasabası”nda ses sistemi ve oturma sistemi de var.
Fuarda, hem fuara katılanlara hem de çatı sistemi için bilgi sahibi olmak isteyenlere eğitimler veriyoruz. Bu sene bu eğitimler de SMGM programı kapsamına alındı. Bu eğitimlere katılan mimarlar her katıldıkları eğitim için bir puan alacaklar.
Aynı zamanda bir sempozyum çalışmamız var. Önceleri Çatı – Cephe Fuarı içinde düzenlediğimiz bu sempozyumu daha akademik bir ortama çekmek için iki senedir İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde düzenliyoruz. Eğitim çalışmalarımız kapsamında bu seneki sempozyumumuz 13-14 Ekim tarihleri arasında yine İTÜ’de olacak.
Bunlara ek olarak çatı ustaları eğitimini de bir adım daha ileri götürmeyi hedefliyoruz. Hem Milli Eğitim Bakanlığı ile hem de meslek okullarıyla temas halindeyiz. Aynı zamanda Almanya’daki çatı federasyonu ile de iletişimdeyiz. Onların çatı eğitim sistemlerini Türkiye’ye getirip Türkiye’ye uygun bir modül ve müfredat çıkartıp daha uzun süreli bir çatı ustası eğitimine başlayacağız.
Türkiye’deki çatı ustalarının çoğu usta – çırak, baba - oğul sistemiyle yetişmiş eski bilgileri devam ettiren ve varsa kronikleşmiş hataları hala devam ettiren ustalar. Türkiye’de herkes “çatım akacak” diye çatı katlarından korkar. Bu korkunun nedenlerinden bir tanesi de bu sistem. Enerjinin çok önemli ve çok pahalı olması sebebiyle ve çatı aralarındaki atık mekanların konut alanlarına dönüşmesi gerekliliğinden; çatı alanlarını, çatı altlarını, veya çatı altındaki daireleri en azından problemsiz ve konforlu bir hale getirmeyi amaçlıyoruz.
Ülkemizde yürürlükte olan ve amacına uygun bir ısı yalıtım standardı var. Fakat mevcut binaların yalıtımlarının iyileştirilmesi, standart değerlere getirilmesi kapsamında; dış cephe ısı yalıtımları yapılırken, çatıların unutulduğunu görüyoruz. Çatıların ikinci plana atılmasının sebeplerinden bir tanesi de işçiliğin kötü olması. Eğer biz bu işçilikleri düzeltirsek hem üreticiler kendi ürünlerinin doğru uygulanmış olmasından dolayı memnun olacaklar ve şikayetler azalacak hem de son kullanıcılar memnun kalacaklar.
Hedeflerimizin arasında bir de çatı eğimleri konusu var. Çatı eğimleri %33’ten %45’e doğru çıkmaya başladı. İstanbul’da ve bildiğim kadarıyla Kocaeli ve Eskişehir’de de eğimler %45 oldu. Çatı eğimlerinin Türkiye genelinde standart bir eğim yerine coğrafi bölgelerin özelliklerine uygun eğimler seçilmesi gerekiyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki çatı eğimleri ile Akdeniz Bölgesi’ndeki çatı eğimleri farklı olmalı. Aynı şekilde Doğu ile Orta ve Batı Anadolu arasında büyük farklar olması gerekiyor. Sizin de bildiğiniz gibi bu sene kış doğuda çok sert hissediliyor. Her taraf kar içinde. Buna karşın İstanbul’da çoğu günlerde günlük güneşlik bir hava hakim. Dolayısıyla çatı eğimleri standartlara göre değil de coğrafi konumların özelliklerine göre belirlenmeli. Bu konuda çalışmalara devam edip, daha verimli sonuçlar alabilmeyi amaçlıyoruz.
Bunun dışında teknoloji gelişiyor. Enerjinin korunması, enerji tasarrufunun sağlanması, enerjinin verimli kullanılması için gerekli olan ürünler artık elimizde var. Türkiye’de de bu konu ile ilgili üretim yeterli. Avrupa çapında Türkiye, ürün ve teknoloji bakımından ne durumda diye sorarsanız Türkiye artık Avrupa’daki teknolojiyi yakaladı. Tekniğin ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte enerji verimi ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi konusunda bilgi eksiğimiz de kalmadı.
Bir binanın en güzel yeri en üst katıdır aslında. Üstünüzde komşu, ses problemi, su akıntısı problemi yok. Eğer üst katları daha yaşanılır hale getirmek istiyorsak malzeme ve işçiliğe ihtiyacımız var. Şu anda malzeme de işçilik de var. Dolayısıyla çatı araları çok daha rahat yaşanılabilir, daha güvenli ve hepsinden önemlisi çok daha kıymetli hale geliyor.
Bizim çatılarla ilgili hedeflerimiz belli ve maddeler halinde basılı. Bu maddelerden biri de yeni malzemelerle mimarlara kolaylık sağlamak. Yazdığımız kitap ve verdiğimiz eğitim de bu yönde devam ediyor. Sektör araştırmalarında yerli ve yabancı yatırımcılara piyasa hakkında bilgi vermek gibi bir hedefimiz vardı ki şu anda bunu da gerçekleştirebiliyoruz. 2003 ve 2005 yılları sektör araştırmalarını yaptık. Bu araştırma raporlarına web sayfamızdan da ulaşılabiliyor. Araştırma, çatı sektöründeki üretimler ve malzemenin kullanım yoğunluğu hakkındaydı. Raporda 89 milyon metrekare civarında sektör büyüklüğü bulduk. Bu büyüklük 2005 yılında 98 milyon metrekareye ulaştı. 2007 yılının sektör araştırmasını da bu günlerde yapıyoruz. Yapacağımız bu araştırmada tahminen 100 milyon metrekarelik bir çatı kaplama malzemesi üretim hacmini yakaladığımızı göreceğiz. Bu malzemelerin yaklaşık %40’ını kiremitler ve kil malzemeler kapsıyor. Daha sonra sırasıyla sanayide kullandığımız metal esaslı kaplamalar, metal kiremitler ve bitüm esaslı malzemeler geliyor.
Bunun dışında yurt dışındaki ve yurt içindeki sektör kuruluşlarıyla da temas halindeyiz. İMSAD’ın (İnşaat Malzemecileri Sanayi Derneği) üyesiyiz. Çatı – Der olarak başkanımız İMSAD’daki teknik komisyonların başkanlığını da yapıyor. Güzel bir çalışmayı yönetiyoruz. Almanya’daki Kuzey Ren Eyaleti’ndeki çatıcılar fedarasyonu ile ilişki içerisindeyiz. Eğitim programlarını ve sempozyumları işbirliği içinde yapmayı planlıyoruz.
GA: Çatıder’in üye profilinden kısaca bahsedebilir misiniz?
MÖ: Çatıder’in üye profili üçe ayrılıyor. Üreticiler, bayiler ve uygulamacılar. Yerli üretcilerin yanında ithalatçı firmaların bayileri de üreticilerimiz arasında. Yaklaşık 74 üyeye sahibiz. Bir de fahri üyelerimiz olan akademisyen üyelerimiz var. Bu fahri üyelerimiz her türlü eğitim, müfredat ve sempozyum çalışmalarında faal olarak çalışıyorlar ve bize destek veriyorlar.
GA: Sektördeki profesyonellere çatı kaplamaları ve malzemeleri ile ilgili standartlarla ilgili danışmanlık hizmetleri veriyor musunuz?
MÖ: Genel standart komitelerinde yer alıyoruz. Ama herhangi bir yerdeki bir bilirkişilik veya inşaatın ve projenin danışmanlığını diyorsanız; özellikle öyle bir şey yapmıyoruz ama web sayfamız aracılığıyla gelen sorulara cevap veriyoruz.
GA: Çatı sektöründe de ürün anlamında yurtdışından gelen kalitesiz ürünler pazarı etkiliyor mu?
MÖ: Tabi her ürün grubu için söylenebilecek şeyler bunlar. Türkiye’de çatı kaplama malzemelerinde belli standartlar ve kalite oturdu. Şu anda Türkiye’deki malzeme kalitesi ile yurt dışındaki malzeme kalitesi arasında fark yok. Bu arada yurt dışında bulunup da Türkiye’ye bir parti getirilmiş kalitesiz mal da var. Buna karşılık sektör içinde üretilen kalitesiz, taklit malzemeler de var. Fakat piyasa öyle hale geldi ki, artık iyi malzemeye doğru bir yönelme olduğundan bu merdiven altı kalitesiz ürünler de yavaş yavaş kendi kalitelerini geliştirmeye başladılar. Böylece merdiven altından çıkıp sektörde yer almaya başladılar. Türkiye’nin genel piyasasından ayrı bir ülkede yaşamıyoruz. Her ürünün iyisi – kötüsü, pahalısı, ekonomiği ve çok ucuzu var.
GA: Küresel ve ulusal ekonomik dalgalanmalar sektörü ne derece etkiliyor? Gayrimenkul sektörünün hızla büyümesi çatı üretim sektöründe ne gibi gelişmelere yol açtı?
MÖ: İnşaat sektörünün gelişimiyle birlikte çatı sektörü de bir gelişme gösterdi. Çatı sektörü inşaat sektörünü 1 yıl arayla izliyor. Çünkü çatı kaplaması en son yapılan uygulamalardan bir tanesi. Ekonomide 2005’te başlayan hızlı ilerleme çatı kaplama malzemeleri sektörünü de büyüttü. İnşaat sektörüyle hemen hemen aynı değerlerde gidiyoruz. İnşaat sektörü 2005 senesi içinde %21,5 büyüme gösterdi. Çatı kaplama sektörü ise %25 gibi bir büyüme gösterdi. 2006’da inşaat sektörü %20 - 23 civarı bir büyüme gösterirken 2007’de %10 – 15 civarı bir büyüme gösterdi. Çatı kaplama sektörü de bu rakamları yakalıyor.
GA: Yurt dışındaki derneklerle ilişkilerinizin boyutu nedir?
MÖ: Yurt dışı ilişkilerimizi ikiye ayırabiliriz. Birincisi direk federasyonlarla olan ilişkiler, diğeri de dolaylı ilişkiler. Bu dolaylı ilişki ise şöyle; bizim sektör araştırmalarımız hem Türkiye’de hem de yurt dışında ses getirdi. Bize yurt dışındaki çeşitli firmalardan çeşitli sorular geliyor. Bunun yanında yurt dışındaki bazı firmalar çatı sektörü hakkında bilgi almak ve belki de bazı alanlarda yatırım yapmak istiyorlar. Telefon açıp sektör hakkında sorularını soruyorlar. Çelik Birliği, konsolosluklar, ticaret ateşelikleri ve çeşitli birliklerden birçok telefon ve e-mail alıyoruz. Sektör konusunda sorular oluyor; biz de bunları cevaplandırıyoruz.
GA: Çeşitli yapı fuarlarına katılımınız oluyor mu?
MÖ: Yapı Fuarı dışındaki fuarlara katılma şansımız olmuyor çünkü fuarlarda bir etkinliğimiz olacağını düşünmüyoruz. Fakat CNR ile ortak düzenlediğimiz Çatı – Cephe Fuarı’nda standımız oluyor ve zaman zaman etkinlikler düzenliyoruz. Geçen sene uygulama kasabasında eğitimlerimiz vardı. Bu sene yine uygulama kasabasında 8’er saatlik sekiz adet eğitim vermeyi amaçlıyoruz.